1. Limited Şirketlerde Müdür Kavramı ve Hukuki İlişki
Limited şirketin iki zorunlu organı genel kurul ve müdürler kuruludur. En az bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması şarttır (TTK m. 623/1). Şirket ile müdür arasındaki ilişki uygulamada hizmet veya vekâlet sözleşmesi olarak tartışılmaktadır. Müdürün organ sıfatı ve bağımsızlığı göz önüne alındığında vekâlet ilişkisi niteliği öne çıkmaktadır. Müdürlük sıfatı ölüm, ehliyet kaybı, iflas, sürenin dolması, istifa, şirketin infisahı/feshi ile genel kurul veya mahkeme kararıyla görevden alma (azil) yollarıyla kaybedilebilir.
2. Genel Kurul Kararı ile Müdürün Görevden Alınması (Azil)
Genel kurul, herhangi bir sebep göstermeksizin müdürü her zaman görevden alabilir veya yetkilerini sınırlandırabilir (TTK m. 630/1, m. 616/1-b). Aksi şirket sözleşmesinde öngörülmedikçe genel kurul kararları temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır (TTK m. 620).
Kural olarak gündeme bağlılık ilkesi geçerlidir; ancak haklı sebeplerin varlığında veya yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi sırasında gündemde madde bulunmasa da azil kararı verilebilir. Bir ortağın kendisinin müdür olarak atanması yönündeki kararda kendi lehine oy kullanabilmesinden hareketle, aleyhine alınacak azil kararında da oy kullanabileceği yönünde görüşler mevcuttur.
Ancak bununla birlikte, TTK m. 619/1 uyarınca müdürler ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar. Yıl sonu finansal tablolarının müzakeresi ve ibra ile azil arasındaki bağlantı (TTK m. 413/3) gözetildiğinde, ibrayla yakından ilgili olan azil kararında da ortak müdürün oy hakkından yoksun olması gerektiği savunulabilecektir. Karar müdüre tebliği ile iç ilişkide, ticaret siciline tescil ve ilanı ile dış ilişkide (açıklayıcı olarak) sonuç doğurur.
3. Mahkeme Kararı ile Görevden Alma ve Haklı Sebep Kavramı
Şirket içi kilitlenmelerde veya çoğunluğun engellemesinde, her ortak haklı sebeplerin varlığında müdürün azlini mahkemeden isteyebilir (TTK m. 630/2). Özen ve bağlılık yükümlülüğünün ağır ihlali, iyi yönetim yeteneğinin kaybı ve rekabet yasağı ihlali haklı sebep sayılır (TTK m. 626, m. 630/3). Haklı sebepler kanunda sınırlı sayıda sayılmamıştır.
Eğer yönetimde eksiklik ve yolsuzluk varsa mali göstergeler iyi olsa dahi müdürlerin yetkileri kısıtlanabilir ya da kaldırılabilir. Haklı sebebin oluşması için müdürün kusurunun bulunması zorunlu değildir. Örneğin geçirdiği bir kaza sonucu akılsal ya da fiziksel yeteneklerini kısmen yitirmesi de görevden alınması için yeterli bir sebep olabilir.
Yargıtay uygulamalarında genel olarak; şirket taşınmazlarının bedelsiz akrabalara devredilmesi, 10 yıl boyunca genel kurulu toplantıya çağırmama, izahsız para transferleri, sigortasız işçi çalıştırılması ve izinsiz maaş artışı haklı sebep kabul edilmektedir.
4. Tek Ortaklı Limited Şirketlerde ve Tüzel Kişi Müdürlerde Azil
Tek ortak genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir ve kararlar yazılı olmak zorundadır. Tek ortağın müdür olarak şirketi kötü yönetmesi durumunda alacaklılar TTK m. 553 uyarınca sorumluluk davası açabilir.
Tüzel kişi müdür adına hareket eden gerçek kişiyi tüzel kişinin kendisi azledecektir. Tüzel kişi müdürün kendisini ise şirket genel kurulu görevden almalıdır. Azledilen temsilcinin yerine yenisi tüzel kişi tarafından atanır; yeni temsilcinin toplantılara katılabilmesi için önceki temsilcinin sicil kaydının silinip yenisinin tescil edilmesi gerekmektedir. Azledilen temsilci şirkete bildirildiği andan itibaren, sicil silinmesi henüz tamamlanmamış olsa bile genel kurul toplantılarına katılıp oy kullanamayacaktır.
5. Yargılamaya İlişkin Meseleler
Limited şirketlerde müdürün azli davasını açma hakkı ortaklara aittir; söz konusu dava ise şirket tüzel kişiliğine değil, doğrudan azli istenen müdüre yöneltilmelidir. Görevli ve yetkili mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Dava açan ortağın şirkette pay sahibi olduğunu pay defteri, şirket sözleşmesi, mahkeme kararı gibi bir belge ile ispat etmesi gerekir. Mahkeme davacının gerçekten ortaklık hakkına sahip olup olmadığını araştıramaz; bu durum ayrı bir yargılamanın konusudur.
Ortaklık sıfatının sonradan kaybedilmesi hâlinde dava açan ortağın ortaklık sıfatının yargılama devam ederken ortadan kalkması halinde bu davaya devam etmekte hukuki yararı yoktur. Öğretide genel kabul rızai devirlerde usul ekonomisi gereği payı devralan kişinin bu davaya devam edebileceği yönündedir.
Limited şirket müdür/müdürlerinin azli davasında görevden alma kararıyla birlikte boşalan müdürlüğe yeni müdür atanıp atanamayacağı konusu gündeme gelir. Yargıtay uygulamasında ortaklıktan çıkarılma istemiyle açılan davada ıslah yolu ile davalı müdürün azli ve yerine davacının atanması talep edilmiş olup; Yargıtay tarafından davalının şirket müdürlüğünden azline, şirket müdürlüğüne davacının atanmasına, kayyımın görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği görülmektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nda kollektif şirketlerde olduğu gibi (TTK m. 235) limited şirketlerde ihtiyati tedbir mahiyetinde yahut mahkeme kararını takiben kayyım atanmasını öngören bir hüküm mevcut değildir. Ancak yerel mahkemeler ve Yargıtay uygulamasında TMK m. 426 ve 427 uyarınca şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu takdirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek ihtiyati tedbir niteliğinde ya da mahkemece verilen azil kararı sonrasında yönetim kayyımı atanması yönünde kararlara rastlamak mümkündür.
6. Azledilen Müdürün Hakları ve Başvurabileceği Hukuki Yollar
Azledilen limited şirket müdürü, sırf azledilmiş olması gerekçesiyle genel kurul kararının hükümsüzlüğünü talep edemese de, azil kararının yokluk veya butlanla malul olması durumunda şirket ortağı olmasa dahi ilgili ve menfaat sahibi sıfatıyla zamanaşımına tabi olmaksızın mahkemeden kararın hükümsüzlüğünün tespitini isteyebilir; kararın iptale tabi olması hâlinde ise bu imkândan ancak şirket ortağı olması şartıyla TTK m. 446/1-(b) uyarınca iptal davası açarak yararlanabilir.
Diğer taraftan, TTK m. 630/4 uyarınca tazminat hakları saklı tutulan müdür, işletmeyi sevk ve idare eden işveren konumunda değerlendirildiğinden İş Kanunu kapsamındaki kıdem, ihbar tazminatı veya iş güvencesi hükümlerinden faydalanamasa da, TBK m. 512 gereğince azlin uygun olmayan bir zamanda gerçekleştiğini ispatlayarak görev süresi sonuna kadar elde edeceği ücret ve diğer mali hakları kapsayan müspet zararının tazminini şirketten talep edebilir.
KAYNAKÇA
- Akdağ Güney, Necla : Anonim Şirket Yönetim Kurulu, Güncelleştirilmiş 2. Baskı, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2016.
- Akdağ, Güney, Necla : Anonim Şirketlerde Azledilen Yöneticilerin Tazminat Hakları, AÜHFD, C. 57, S. 1, 2008, s. 22-23.
- Bilgili, Fatih-Demirkapı, Erhan : Şirketler Hukuku, 9. Baskı, Bursa: Dora Yayıncılık, 2013.
- Bilgili, Fatih-Demirkapı, Erhan : Şirketler Hukuku Dersleri, 4. Baskı, Bursa: Dora Yayıncılık, 2015.
- Çamoğlu, Ersin-Poroy, Reha-Tekinalp, Ünal : Ortaklıklar Hukuku Cilt I, İstanbul: Vedat Kitapçılık.
- Gençcan, Ömer Uğur : Kayyımlığı Gerektiren Haller, Yargıtay Dergisi, C. 35, Sa. 1-2, 2009, s. 82-94.
- Gümüş, M. Alper : Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık, 1. Baskı, İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2006.
- Güralp, Ayşe Gülin : İflasın Ertelenmesinde Kayyım Atanması, DEÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 7 (Prof. Dr. İrfan Baştuğ’a Armağan), 2005, s. 59 vd.
- Moroğlu, Erdoğan : 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 8. Baskı, İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2017.
- Oğuzman, M. Kemal- Öz, M. Turgut: Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt I, 14. Baskı, İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2015.
- Pulaşlı, Hasan : Şirketler Hukuku Şerhi (Cilt I-II-III). 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınevi, 2015.
Pulaşlı, Hasan : Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Sakatlığı ve Müeyyidesi, GÜHFD, C. XVII, S. 1-2, 2013, s. 887-898 - Tekinalp, Ünal : Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 12. Baskı, İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2020.
- Tekinalp, Ünal : Emredici Hükümler Açısından Genel Kurul Kararlarının İptali ve Butlanı Sorunu, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Oğuz İmregün’e Saygı Sempozyumu, 2013.
Yasal Uyarı
Bu internet sitesinde yayımlanan makaleler, haberler ve dilekçe örnekleri genel bilgilendirme amacı taşımakta olup bağlayıcı hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Hukuki değerlendirmeler, somut olayın özelliklerine, güncel mevzuata ve yargı kararlarına göre değişkenlik gösterebilir. Dilekçe örneklerinin her uyuşmazlığa doğrudan uygulanması uygun değildir. Hak kaybı yaşamamak ve durumunuza özgü detaylı hukuki bilgi edinmek için avukatınıza danışınız.
